Hosgeldiniz Tarih - Saat
Baynet Ajans Denizli Web Tasarim
DENİZLİ
Denizli hava durumu
En Düşük : 4°C
En Yüksek : 15°C

  •  Mücadele göbek adım oldu
  •  Mücadele göbek adım oldu
Mücadele göbek adım oldu

 Mücadele göbek adım oldu

 
Özdemir Düğün Salonu İşletmecisi Zeliha Alakuş, toplumda bir kadının dimdik ayakta kalabilmesi ve ekonomik özgürlüğünü elde edebilmesi için büyük mücadele gerektiğini belirtirken, gerek sağlık, gerek ekonomik olarak ayakta kalabilmek için verdiği mücadelenin göbek adı haline geldiğini söylüyor.
 
Kendi çabası, başarısı, özgüveni ile dimdik ayakta kalabilen ve “bu toplumda bende varım” diyebilen kadınlara her zaman saygı duymuş ve taktir etmişimdir.
Kadınlarımız çok zeki oldukları ve aldığı işi başarıyla üstlenen yapılarına rağmen, ataerkil bir toplumda yaşadığımız için ne yazık ki zeka, birikim ve eğitimlerine rağmen halâ hak ettikleri yerde değiller diye düşünüyorum.
Toplum bir kadının başarısını hala tam olarak özümseyemediği için, kadınlarımız çoğu zaman ağzıyla kuş tutsa da, çoğu iş kolunda karşı cinsten daha düşük ücretle ve daha ağır işlerde çalışmayı sürdürüyor.
Bu zorlu yaşamda bir kadının çok güçlü olması ve mücadeleyi asla elden bırakmadan direnmeyi sürdürmesi de gerekiyor.
Bunu başarabilen kadınlar, belli bir noktaya gelebiliyor ve “bende varım” demeyi de biliyorlar.
Bu mücadeleci ve güçlü kadınlardan bir tanesi olan, Özdemir Düğün Salonu işletmecisi Zeliha Alakuş “Yaşadığım sürece mücadele adeta göbek adım haline geldi. Bir kadın ailesi, sağlık ve ekonomik koşullarda mücadeleyi bıraktığı anda yenilgiyi de kabul etmiş sayılacağı için, benim mücadelem aralıksız devam ediyor” diyenlerden.
 
“SAĞLIK VE EKONOMİK MÜCADELEYİ BİRLİKTE SÜRDÜRDÜ”
Burdur Yeşilova Düden Köyü’nde dünyaya gelen Zeliha Alakuş, babasının halıcılık işiyle uğraştığını ve kendisi henüz 1 yaşındayken Denizli’ye göç ettiklerini söyleyerek başlıyor yaşam hikayesine “Denizli’de orta ikinci sınıfa kadar okuduktan sonra okulu bıraktım. Bunda ailenin ekonomik durumu da büyük etken oldu. 17 yaşına geldiğimde ise görücü usulü evlendim. Eşim devlet memuru olarak çalışıyordu. Bu evlilikten iki çocuğum oldu. 5 yıla yakın ise kayınvalidemle birlikte oturduk. Daha sonra da eşim ve çocuklarımızla birlikte ayrı bir eve çıktık. Eşimin maaşına destek olup, hayatımızı idame ettirebilmek için evde çocuk bakmaya başladım ve bu işi 11 yıl devam ettirdim. Bunun yanında yine evimde iğne oyası ve dantel yapıp satarak, aile ekonomisine karınca kararınca katkıda bulunmaya çalışıyordum. 2003 yılına gelindiğinde henüz 8 yaşında olan kızımın akciğerinde kitle olduğu ortaya çıkınca, beynimden vurulmuşa döndüm. Biricik evladımızın sağlığına kavuşabilmesi için, evimizi sattık ve o parayla kızımın tedavisini sürdürdük. Kızımın onkoloji bölümünde tedavisi devam ederken, paraya da ihtiyacımız olduğu için iş arayışım da devam etti. Artık evde çocuk bakma şansım kalmamıştı. Bu arada masaj yataklarıyla ilgili bir iş buldum ve orada aralıksız 3 yıl çalıştım. Fakat çocuğumun hastalığı tekrar nüksedince işimi bırakmak durumunda kaldım. Masaj yataklarındaki iş için ilk müracaat ettiğimde, ev kadını olduğum ve seminerler veremeyeceğim öne sürülerek beni işe almak istememişlerdi. Bunun üzerine “Bana para vermeyin, iş verin. Şayet beceremezsem çeker giderim. En azından bir deneyip işi yapıp yapamayacağımı görün” dedim. Bunun üzerine beni tecrübe ettiler ve işi başarıyla yaptığımı görünce aynı yerde şube sorumluluğu görevini verdiler. Ardından da eğitim sorumlusu olarak işimi sürdürdüm. Eğer o dönemde kızımın rahatsızlığı ciddi boyutlara ulaşmasaydı, belki o işi ilerletir bir şube de ben kendim açardım. Çünkü kendime, gücüme daima inandım ve güvendim.”
 
“EN BÜYÜK MÜCADELEM KIZIMIN SAĞLIĞI İÇİN OLDU”
Zeliha Alakuş, 2008 sonlarında kızının hastalığının ilerlemesi üzerine Hacettepe Üniversitesi Çocuk onkoloji Bölümü’ndeki doktorların, çocuk için yapılabilecek bir şey kalmadığını belirttiklerini duyduğunda üzüntünün yanında büyük öfke duyduğunu belirtirken şöyle diyor : “Doktorların söylemleri beni asla umutsuzluğa sevk etmedi. Tam tersine kızımın sağlığına kavuşabilmesi için mücadele azmimi daha çok kamçıladı. Bir yandan ona moral verirken, bir yandan eşimle birlikte tedavi için araştırmalarımızı sürdürüyorduk. En son İbni Sina Hastanesi’nde Adem Güngör isimli profesör bizi ameliyata ikna etti ve kızım ameliyata alındı. Ameliyat başarılı bir şekilde gerçekleşirken, bizde kızımıza yeni baştan kavuşmuş olduk. Bu durumda mücadele, moral, motive ve sevginin büyük rolü tartışılmaz.”
 
“AZİM, MÜCADELE, KENDİNE GÜVEN BAŞARIYI GETİRDİ”
Kızının hastalığı ve tedavisi boyunca, hasta olmamak ve ayakta kalıp çocuğuna en iyi şekilde destek verebilmek için dua ettiğini belirten Zeliha Alakuş, daha sonra hayatında yaşanan değişim ve gelişmeleri şöyle anlatıyor : “Çocuğumun rahatsızlığı boyunca ne kadar ayakta kalmak için çaba harcasam da, onun iyileşmesinden sonra benim bünyemin de çok zayıf düştüğü ortaya çıkmıştı. Bu sefer kendi bünyemi güçlendirmek için harekete geçtim ve kendime gelince de yeniden iş arayışına geçtim. Çünkü ailemizin ayakta kalabilmesi ve ekonomik durumumuzun iyileşmesi için benim çalışmama da büyük ihtiyaç vardı. Fakat iş için nereye başvursam, yabancı dilim olmadığı, diplomam bulunmadığı ve 40’lı yaşlara geldiğim için kimse iş vermiyordu. Bir süre bir thermal otelin tanıtım işinde çalışsam da, bunun ekonomik getirisi çok zayıf olduğu için, Ticaret Odası’nda düzenlenen ‘Turizm elçiliği sertifika programı” kursuna katıldım. Ardından da İşkur tarafından düzenlenen girişimcilik kursuna başvurdum. Onu da başarıyla tamamlayıp, sınava katılan 300 kişinin arasında 70’inci olmayı başardım. Ardından da festival, sünnet, düğün ve konserleri içeren Alakuş organizasyonu açıp bu işi 1 yıl devam ettirdim. 12 Nisan 2012’de ise Denizli’nin tam merkezinde Gazi Bulvarı’nda yer alan  Özdemir Düğün Salonu’nun kiraya verileceğini duyunca, gelip sahibiyle görüşerek işletmeyi devraldım. Özdemir Düğün Salonu’nun özellikle çatısının açılabilir olması, elit ve şık bir yer olduğu gibi, kolonsuz ve zemininin güzel olması da artı yönleriydi. Haziran’dan bu yana 26 düğün organizasyonu gerçekleştirdim. Seneye düğünlerin yanında burada kına gecesi ve yemekli organizasyonlar da gerçekleştirmek istiyorum.”
Bu Haberi Facebook'ta paylaşın
Bu Haberi Twitterde'ta paylaşın
Şuan görüntülemekte olduğunuz haber 2012-10-18 18:51:43 tarihinde yayınlandı ve toplam 696 kez görüntülenmiştir.