(7) İSLÂMİYYETDE NİKÂH (689)

   Kıymetli Yeni Olay Gazetesi okuyucularım! Nikâh sebebi ile sonradan akrabâ olan dört kadınla da evlenmek ebedî, sonsuz harâmdır. Bir adam, nikâhlandığı veyâ zinâ etdiği kızın anası ile ve anasının, babasının anaları ile hiç evlenemez. Nikâhladığı kadın ile vaty olunca, bunun başka erkekden olan kızı ile hiç evlenemez. Babasının ve öz oğlunun nikâhladığı kadın ile, ya’nî üvey anası ve gelini ile hiç evlenemez. Çocuklarının gelinleri ile de evlenemez. Bir kadın, üvey babası ile, üvey oğlu ile, kayınpederi ve dâmâdı ile hiç evlenemez. (Âhıret kardeşi) ve (Âhıret anası) ile ve (Tarîkat kardeşi) ile evlenmek câizdir. Bunlar, kendi kardeşi, kendi anası gibi değildir. Bunların başlarını, saçlarını, görmesi, sohbet etmeleri, bir odada yalnız kalmaları, uzak yola gitmeleri, harâmdır. Hiçbir tarîkatde halâl değildir. Halâl diyen kâfir olur, zındık olur.Yedi kadın dahâ vardır ki, bunlarla muvakkat olarak evlenemez. Aradaki sebeb kalkınca, evlenmesi halâl olur. Bunlardan beşi, nikâh sebebi ile harâmdır. Bir adam, nikâhladığı kadının kız kardeşleri ile görüşemez ve evlenemez. Nikâhladığı kadın ölürse veyâ boşarsa, bunun kız kardeşi ile, sonra evlenebilir. Bu kızlara adamın baldızları denir. Bu adama kızların eniştesi denir. Bu adamın erkek kardeşleri, bu nikâhlı kızın kayın birâderleri olurlar. Bu kız da, bunların yengesi olur. Bir kadın, eniştelerinden ve kayın birâderlerinden herhangi birisi ile bir odada yalnız kalamaz, bunlarla sefere, meselâ hacca gidemez. Ya’nî eniştesi ve kayın birâderleri bu kadının mahrem akrabâları değildir.Bir kadın nikâhında iken, bu kadının halası veyâ teyzesini veyâ kardeşlerinin kızını da nikâhlamak harâmdır. Bunlar, süt ile olunca da harâmdır. Hanefî, Mâlikî ve Hanbelî mezheblerinde, vaty sebebi ile nikâh etmesi harâm olanlar, zinâ sebebi ile de harâm olurlar. Şâfi’î mezhebinde ise, zinâ sebebi ile harâm olmazlar. Zinâ etdiği kadını, kendisi veyâ başkaları nikâh ile alabilirler. Amca kızı, dayı kızı, hala kızı ve teyze kızı ve yenge, ya’nî kardeş zevcesi (Zî-rahm-i mahrem) değildir. Ya’nî bu beş kadın, yabancı demekdir. Bunların açık yerlerine bakmak, başı kolu açık iken konuşmak, halvet etmek harâmdır. (Halvet), bir evde ikisi yalnız kalmak demekdir. Kâfir kadınları ile ve başkasının câriyesi ile de halvet yapmak harâmdır. Bu beş kadın yabancı olduğundan, bunlarla evlenmek câizdir. Harâm değildir. Fekat, bunlardan ilk dördü ile evlenmek tenzîhen mekrûhdur. (Kimyâ-i se’âdet)de diyor ki, (Nikâh olunacak kadında bulunması sünnet olan sekiz sıfatdan sekizincisi, kadının yakın akrabâdan olmamasıdır. Hadîs-i şerîfde, (Bunların çocukları za’îf, hastalıklı olur) buyuruldu.) Türkçe (Mürşid-ül-müteehhilîn) kitâbında da bunun gibi yazılıdır. Bu dört kadının kızları ile evlenmek, mekrûh değildir. Hazret-i Alî “radıyallahü anh”, amcasının kızını almadı. Amcasının oğlunun kızını aldı. Mekrûh olmadı.Evlenmesi muvakkat harâm olan yedi kadından altıncısı, müşrik kadındır. Müşrik, kitâbsız kâfir demekdir. Hıristiyanlar, resmlere, heykellere ta’zîm ediyorlar, secde ediyorlar, yalvarıyorlar. Bunların bir kısmı, ellerindeki bozuk İncîllere, Tanrının Îsâya gönderdiği kitâbdır diyorlar. Îsâ, Tanrının resûlüdür. Onu çok seviyor. Her istediğini yaratıyor. Babanın oğlunu çok sevdiği için, Tanrıya baba, Îsâya oğul diyorlar. Kendilerine şefâ’at etmesi için, Îsâya yalvarıyorlar. Bunlara (Ehl-i kitâb) denir. Bunlar müşrik değildir. Hıristiyanların ikinci kısmı, Îsâda ülûhiyyet sıfatları vardır. Babası gibi, her dilediğini yaratır. Ebedî, ezelî olarak diridir diyorlar. Böyle inanarak yalvarmağa, ibâdet etmek, tapınmak denir. Böyle inanmağa (Şirk) denir. Böyle inanana (Müşrik) denir. Böyle ibâdet olunan resmler, heykeller, haçlar putdur. Komünistler ve masonlar, mürted, budist, berehmen ve mülhidler müşrikdir. Müşrik, müslimân veyâ kitâblı kâfir olursa, bununla evlenmek câiz olur. Bir müslimân erkek ve kız, evleneceği kimsenin müslimân olup olmadığını araşdırıp anlaması lâzımdır. Müslimân erkeğin kitâblı kâfiri, ya’nî (müşrik) olmıyan, hıristiyan ve yehûdî kadını ve bid’at ehli, mezhebsiz kadını, müşrik olmamış ise, nikâhlaması câiz ise de, zimmî ile evlenmek tenzîhen, harbî ile tahrîmen mekrûhdur.Müslimân kadın ile evli olanın da, bunları nikâhlaması câizdir. Müslimân kızın ise, müslimân olmıyan erkekle evlenmesi câiz değildir. Evlenmeğe karâr verirken mürted olur. (Nimet-i islâm)da diyor ki (Ehl-i kitâbın nikâhında şâhidlerin müslimân olmaları şart değildir. Bir müslimân, kitâbî olan zevcesini kiliseye gitmekden ve evde şerâb yapmakdan men’ edebilir. Hayz ve nifâs sonunda, gusl abdesti almağa cebr edemez. Tesettür etmesi iyi olur. Müslime üzerine kitâbiyye tezevvüc câizdir.)Muvakkat harâm olan kadınların yedincisi, hür kadın ile evli iken, câriye ile de nikâhlanmakdır. Câriye ile nikâhlı iken, hür kadını da nikâhlamak câizdir.Bu yedi kadına selâm vermek ve selâmlarına cevâb vermek câiz değildir.Devam edecek.

YORUMLAR

Son Haberler