(5) MÜSLİMÂNLAR NİÇİN GERİ KALDI? (655)

   Kıymetli Yeni Olay Gazetesi okuyucularım! 1248 — Mülk sâhibi olmak üç yol iledir: Mal birinin mülkü iken, bey’ ve hibe [ve sadaka ve ödünc vermek] gibi bir akd, ya’nî sözleşme ile alanın mülkü olur. Mîrâs ile akd olmaksızın mülke girer. Sâhibi olmıyan, herkese mubâh olan birşey, ele geçirmekle mülk olur. 1254 — Mubâh olan otları, ağaçları, suları herkes kullanabilir. Kimse yasak edemez. Başkasına zarar verirse, yasak olunur.1288 — Bir kimsenin dükkânı yanına, başkası dükkân açarak, birincinin işi bozulsa, ikinci dükkân kapatdırılamaz.1297 — Av, tutanındır. Bir kimse, bir avı vurup düşürdükden sonra, av kalkıp kaçarken, başkası yakalarsa, av yakalıyanın olur.1308 — Ortak mülkün ta’mîri, hisselere göre ortaklaşa yapılır. Hisse sâhiblerinden biri yok ise ve ta’mîr edecek olan kimse hâkimden izn alırsa, masrafdan ötekine düşen payı ondan istiyebilir.1312 — Bölünebilen bir mülkün ta’mîri için, ortak zorlanamaz. Ta’mîrini istemezse, mülkün bölünmesi için, zorlanır.1321 — Nehrlerin, göllerin, barajların ta’mîrini beyt-ül-mâl, ya’nî devlet yapar. Devletin parası yetişmezse, istifâde edenlerden toplanır.950 — Başkasına satılmış olan bir mülkü, satış değeri ile satınalmak hakkına (Şüf’a) denir. Bu hakka mâlik olan kimseye, (Şefî’) denir.1008 — Şefî’ üç kimse olabilir: Birincisi, satılacak mülkde ortak olandır. İkincisi, satılacak mülkde kullanma hakkı olan kimsedir. Üçüncüsü, satılacak mülke bitişik mülkün sâhibidir. Apartman katlarının sâhibleri, birbirlerine bitişik komşu demekdir. Bir kimse, mülkü olan binâyı satınca, bir şefî’ bunu işitdiği zemân, şefî’ olduğunu hemen söylemesi, sonra iki şâhid yanında alıcıya ve satıcıya şüf’a hakkını bildirmesi ve bir ay içinde mahkemeye başvurması lâzımdır. Böyle yapınca, önce birinci şefî’ satın alır. Başkasına satılamaz. Eğer birinci şefî’ yoksa veyâ satın almak istemezse, ikinci satın alır. İkinci şefî’ de yoksa, üçüncü şefî’a satması lâzımdır. Bu da satın almak istemezse, ilk satılmış olanda kalır.1017 — Nakl edilebilen şeylerin ve vakf ve mîrî toprak üzerindeki mülklerin satılmasında şüf’a olmak yokdur.(Fetâvâ-i Hayriyye)de diyor ki, (İki odalı bir evin üstü teras katıdır. Sâhibi, bir odayı satmış, sonra ölmüşdür. Vârisler, ikinci odayı başkasına satmışlardır. Teras, iki kişi arasında yarı yarıya ortak olur. Biri ötekinden iznsiz, buraya oda yapamaz. Bir evin on odası birinin, bir odası da başkasının olsa, teras veyâ bağçe, yarı yarıya ortak olur). Aynı kitâbda diyor ki, (Bir binânın iki katından herbirinin sâhibi başkadır. Alt kat yıkılsa, bunun sâhibi ta’mîr için zorlanamaz. Üst katın sâhibi, isterse, aşağı katı ta’mîr eder. Mahkeme karârı ile ta’mîr etdi ise, yapdığı masrafı almadıkca, kendiliğinden yapdı ise, yapılanın kıymetini almadıkca, aşağının sâhibi evine sokulmaz). (Üst kat sâhibi, aşağı kata zararlı olmadıkca, üstüne kat yapabilir).(Hadîka)da el âfetlerinde diyor ki, (Başkasının malını ondan iznsiz, zorla almağa, (Gasb etmek) denir. Gasb, harâm olduğu gibi, gasb edilen malı kullanmak da harâmdır. Başkasının malını iznsiz alıp, kullanıp, sonra geri vermek, malda ayb ve kusûr hâsıl olmasa bile, harâm olur. Kendisine vedî’a olarak emânet bırakılan veyâ gasb etdiği malı, parayı ticâretde veyâ başka yerde kullanıp da, bundan kazanc sağlamak câiz değildir. Kazandığı şey harâm olur. Bunu fakîre sadaka vermesi lâzım olur. Birinin malını, parasını şaka olarak da alıp saklamak harâmdır. Çünki, böylece, başkasını üzmüş oluyor. Başkasına eziyyet vermek harâmdır).(Fetâvâ-yı Feyziyye)de diyor ki, bir baba, küçük çocuklarının paralarını, ihtiyâcı yok iken, kendisi için kullansa, çocuklar bâlig olunca, bunu tazmîn etmesini istiyebilirler. Baba muhtâc olsaydı, kullanması câiz olurdu.Devam edecek.

YORUMLAR

Son Haberler