BOYACI DGC'YE BAŞKAN GİBİ

BOYACI DGC'YE BAŞKAN GİBİ

Denizli’de yaklaşık 25 yıldır gazetecilik mesleğini icra eden Doğan Haber Ajansı’nın (DHA) Büro Şefi Osman Nuri Boyacı ile gazetecilik üzerine sohbet ettik. Yılların eskitemediği deneyimli gazeteci Boyacı, yerel medya hakkında bilgiler verdi.

Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nin de başkanlığına aday olan, hatta kazanmasına kesin gözüyle bakılan Boyacı’nın işte basın sektörü hakkında değerlendirmeleri…

 

ATANAİL ALTINOLUK: Öncelikle bizimle bu röportajı gerçekleştirdiğini için teşekkür ederiz bize biraz kariyerinizden bahseder misiniz?

 

OSMAN NURİ BOYACI: 1966 Konya doğumluyum. Orta ve lise öğrenimimi Konya’da tamamladım. Ardından Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümünde eğitimimi tamamladım. Sonrasında Hürriyet vakfının kurduğu özel iletişim merkezinde 1 yıl öğrenim gördüm ve çalışmalar yaptım. Eğitim hayatım bittikten sonra Doğan Haber Ajansı İzmir Bürosunda adliye muhabiri olarak işe ilk adımımı attım. 1993 yılında Doğan Haber Ajansı Temsilcisi olarak Denizli’ye atandım ve Denizli’ye geldim. Yaklaşık 24 yıldır bu mesleğin içindeyim. Denizli Basın Yayın Mezunları Derneğinin Kurucu Başkanıyım, Denizli Gazeteciler Cemiyetinde 2000-2002 Yılları arasında başkanlık yaptım ve 11 yıl boyuncada bu toplulukların yönetimlerinde görev aldım. Mesleki çalışmalarımızın yanı sıra gazeteciliğin daha iyi bir noktaya gelmesi için mesleğimizle ilgili sosyal sorumluluklarımızıda üstlendik. Şimdide 4 Şubatta yapılacak olan Denizli Gazeteciler Cemiyeti Genel Kurulunda da meslektaşlarımın isteği ve talebi üzerine bir sorumluluk üstlenme gereğini duyduk ve Cemiyet Başkanlığına aday oldum.

 

ATANAİL ALTINOLUK: Gazeteciler için kurulmuş bir çok kuruluş olduğunu görüyoruz. Bunun sektör üzerine etkileri nelerdir?

 

OSMAN NURİ BOYACI: Üst çatı anlamında baktığınızda çok parçalanmış bir görüntü var. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Federasyonu, Türkiye Gazetecileri Konfederasyonu, Basın Konseyi gibi birçok oluşum var. Biz Denizli olarak biraz daha bu konularda şanslıyız çünkü Denizli’de bir tane Gazeteciler Cemiyeti var. Bazı illere baktığımızda bu sayı 3’ü 4’ü buluyor. Tabiki bu parçalanmışlık negatif etki yaratıyor çünkü mesleki olarak baktığımızda Cemiyetlerin çok fazla yaptırımı yok. Aslında sektörel anlamda en önemli eksiklerimizden bir tanesi bu. Bunun bir şekilde düzenlenerek Ticaret Odası Gibi bir statüye kavuşturulması ve mesleğin bir çok yönden takip edilmesi en çok önem arz eden başlıklardan bir tanesi. Çünkü bu parçalanmış yapı kurumumuzun gücünü zayıflatıyor. Şuanda Denizli Gazeteciler Cemiyetine üye olmak zorunda değil insanlar. Üye olsalar bile herhangi bir disiplin yaptırımımız yada takip çalışması uygulayamıyoruz.

 

ATANAİL ALTINOLUK: Ülkemizde Yerel Medya’da çalışan gazetecilerin karşılaştığı sorunlar sizce neler ?

 

OSMAN NURİ BOYACI: Avrupa’ya bakılacak olursa gazetecilik yapabilmek için belirli bir süreci geçmeniz gerekiyor. Fakat Türkiye’de böyle bir durum söz konusu değil. Özellikle Anadolu’da bu durum böyle. İstanbul, Ankara ve İzmir’de Anadolu’dan farklı olarak biraz daha uzmanlaşma var. İzmir’de örneğin eğitim muhabiri var sadece eğitimle ilgileniyor, Ankara’da siyaset muhabiri sadece siyasetle ilgileniyor fakat anadolu kentlerine baktığımızda gerek basın kuruluşlarının kadro durumu gerek ekonomik koşullar nedeniyle oradaki muhabirler ve çalışanlar tüm alanlara hakim olmak zorunda. Örneğin biz ajans olarak siyasetide takip ediyoruz , asayiş haberlerinide takip ediyoruz birçok alanı kontrol altında tutmaya gayret gösteriyoruz. Bu ihtiyacı karşılamak da haliyle yüksek tempoda olma ihtiyacı doğuruyor.

 

ATANAİL ALTINOLUK: Gazetecilik Mesleğini Nasıl Tanımlarsınız?

 

OSMAN NURİ BOYACI: Mesleğimiz biraz fedakarlık isteyen bir meslek. 8:00-17:00 çalışan insanlar değiliz. Sosyal yaşamınızdan ödün vermeniz gerekiyor. Örneğin biz birçok haftasonunu arkadaşlarımızla beraber çalışarak geçiriyoruz. Çok aktif bir iş hayatımız var.

 

ATANAİL ALTINOLUK: Ülkemizde Yerel Basının Gerektiği İlgiyi Görmemesinin Sebepleri Nelerdir ?

 

OSMAN NURİ BOYACI: Öncelikle şunu söylemek lazım ki sektörde kar marjı çok yüksek değil. 90’lı yıllara baktığımızda daha önceden gazeteler gazete satışlarından iyi gelirler elde ediyorlardı teknolojinin bu kadar gelişmemiş olması bunun en büyük etkenlerinden bir tanesi. Personel olarak baktığımızda kar marjı düşük olduğu ve giderek rekabet arttığı için bu sektöre yerel anlamda çok ciddi yatırımlar göremiyoruz. Okuma oranlarının düşmesi ve kitle iletişim araçlarının boyut değiştirmesi hem üretim kalitesini düşürüyor ve gazetecilerimiz tam anlamıyla istedikleri gelirleri elde edemiyor. Birçok faktör var aslında ama bu bir zincir reaksiyon gibi biryerde sekteye uğradımı diğer faktörleride etkiliyor.

 

ATANAİL ALTINOLUK: Denizli’deki Medya Sektörünü Nasıl Yorumluyorsunuz ?

 

OSMAN NURİ BOYACI: Öncelikle tabiki Denizli’yi İstanbul, Ankara gibi yerlerle kıyaslamak haksızlık olur. Fakat bölgesel olarak baktığımızda Denizli basını çok hareketli ve çokta gelişmiş durumunda. Örneğin Ege Bölgesine baktığımızda şuanda Uydu Televizyonu sadece Fethiye’de var. Denizli’de ise 3 tane Uydu Televizyonu var. Denizli’de tüm ulusal ajansların büroları var. 5 tane yerel günlük gazetemiz var. 40’a yakın internet sitemiz var, birçok radyo istasyonumuz var. Kentin dinamik ve girişimci ruhunun medya sektörünede yansıdığını söyleyebilirim. Bu Denizli için büyük bir şans. Kent dinamiklerininde yerel medyaya biraz daha yatırım yapması bu konuda çok önemli.

 

ATANAİL ALTINOLUK: Bahsettiğiniz Kent Dinamikleri Neler?

 

OSMAN NURİ BOYACI: Denizli ihracat ağırlıklı bir şehir olduğu için bu büyük firmalar genel olarak ticaret ve sanayileşmek olarak yatırımlar yapmış ve şehrimiz buna yönelik bir büyüme göstermiş. Bu büyük güçlerinde yerel basın organlarına yatırım yapması Denizli için çok büyük fırsat olabilir. Bu biraz yerel basına yansısa Denizli İstanbul ve Ankara’dan sonra 3. sırada yer alabilir. Bu potansiyelede sahip.

 

ATANAİL ALTINOLUK: Avrupa ile Türkiye’deki Yerel Basın Arasında Farklar Nelerdir?

 

OSMAN NURİ BOYACI: Avrupa’da yerel basın ulusal yayın organlarına göre çok güçlü bir yere sahip. Türkiye’de bunu birçok ilde göremiyoruz. Ulusal yayın organları her zaman önce ülke gündemini veriyorlar daha sonra Türkiye gündemini veriyorlar. Ulusal basına bağlı kaldığında kentteki bi çok gelişmeyi ve dinamiğide takip etmek güçleşiyor. Fakat internetin gelişmesiyle yerel yayıncılığın biraz daha ivme kazandığını söylemek mümkün. Önceden gazetelere genel olarak baktığımızda haberlerin yüzde 84lük bir bölümü Ankara haberleriydi.Ankara ve İstanbul beraber sektörün yüzde 90ını oluşturuyordu. Geri kalan şehirler sadece yüzde 10luk bir kısım kaplamaktaydı.

 

ATANAİL ALTINOLUK: İnternet Medyasının Bu Kadar Çok Büyümesini Nasıl Yorumlarsınız? Bu İşin Geleceğini Nasıl Görüyorsunuz?

 

OSMAN NURİ BOYACI: Artılarıda var eksileride var. Türkiye’de hatırlarsanız 80li yıllardan sonra bir video çılgınlığı yaşadı her evde video kasetler video playerler vardı daha sonra cd playerlara döndü sonrasında blu-raylere döndü. Bu biraz internet medyasında da bu şekilde. Yani demek istediğim öncedende özel televizyonlar kurulduğunda sıcağı sıcağına haber ve yayıncılık yapma anlayışı vardı bir arz talep dengesi gibi, fakat zamanla bu durum yavaşlayarak stabilleşti. Ben internet medyacılığının zamanla belli bir doyum noktasına ulaşacağını ve sonrasında internet medyacılığınında bir stabilite yakalayacağına ardından sadece güvenilirliği en üst seviyelerde olan sitelerin kalacağına inanıyorum.

 

ATANAİL ALTINOLUK: Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Olduğunuz Zaman Gerçekleştirmeyi Planladığınız Projeler Neler ?

 

OSMAN NURİ BOYACI: Eğitim konusu çok önemli. Biz eğitim çalışmalarına ağırlık vermeyi planlıyoruz. Her muhabirin her konuyla ilgili haber yapabilecek kapasitede olması için gereken çalışmaları yürütmeyi planlıyoruz. Arkadaşlarımız ne kadar donanımlı hale gelirse yerel medyamızında o paralelde gelişeceğini düşünüyorum. Sosyolojik olarak da gazeteci arkadaşlarımıza yönelik organizasyonlar ve yarışmalar düzenlemelere yönelik çalışmalar yapmakta planlarımızın arasında. Bu tür organizasyonların arkadaşlarımızın sosyal açıdan gelişmesi için çok önemli olduğuna inanıyorum.

 

ATANAİL ALTINOLUK: Son Olarak Bir gazetecinin görevleri nelerdir? Gazeteciler hangi niteliklere sahip olmalıdır?

 

OSMAN NURİ BOYACI: Gazetecinin temel görevi kamuoyunu bilgilendirmektir. Gazetecinin her zaman radarlarının açık olması gereklidir. Bilgiye ulaşmak ve o bilginin değerlendirilmesi konusunda donanımlı olması gerekmektedir. Yaptığı haberin toplumsal sonuçlara sebep olabileceğini bilmesi gerekir. Aktif ve sosyal bir insan olması çok önemlidir. Hangi bilginin haber niteliği taşıyıp taşımadığını karar verebilmesi gerekmektedir. En önemlisi ise çok okuması gerekmektedir. Örneğin Avrupa’da muhabir olmak için iletişim fakültesini bitirip, yaptığınız çalışmalarla çalışmak istediğiniz basın kuruluşuna kabul edildikten sonra 3-4 yıl stajyer olarak çalışmanız gerekmektedir. Bunlardan sonra Muhabir statüsünü alabiliyorsunuz. Ülkemizde maalesef bu normlara çok dikkat edilmiyor. Bana göre bir insanın gazeteci olduğuna Basın Yayın Enformasyon Müdürlüğü karar vermemeli. Buna meslek örgütü karar vermeli. Sigortanın yatırılışına göre bir insanın gazeteci olup olmadığını tespit etmek ne kadar sağlıklı olur bilemiyorum.

 

ATANAİL ALTINOLUK: Bize vakit ayırdığınız ve bu güzel bilgiler için çok teşekkür ederiz. İyi çalışmalar.

 

OSMAN NURİ BOYACI: Ben teşekkür ederim iyi çalışmalar dilerim.

 

RÖPORTAJ: ATANAİL ALTINOLUK

Emojiler İle Tepki Ver

YORUMLAR